July 06, 2005

yavaş yürüme terapisi

Daha çabuk, daha hızlı, hemen, anında, en önce, en kısa zamanda... Bu kelimeleri öyle yada böyle, reklamlarda, patronumuzdan, annemizden, kısacası her daim duyduk, duyuyoruz. Çünkü günümüzde her şey hızlı olmak zorunda. Arabalar, trenler, çimleri sulayan fıskiyeler, spikerlerin konuşması hep hep hep hızlı. Dünya'da o kadar çok kazanılacak para, o kadar çok öğrenilecek bilgi, o kadar çok yenilecek yemek, içilecek içti, gezilecek yer, sevilecek kadın var ki. Peki bunlar bir ömre nasıl sığacak. Hızlı olmadan asla!

Bu hız tutkusunun bünyeye mutlaka bir zararı oluyordur. "Hızlı yaşa, genç öl, cesedin yakışıklı kalsın" kadar olmasa da hızla giden hayat endişelerin artmasına neden oluyor (en azından bende böyle). O işe bugün başlasam üç günde bitirsem, patrona salı günü veririm, saat on iki olmadan gideyim bari odasına, sonra yarım saatte yemek yerim, o sırada diğer raporu okuyayım, akşam da maç var, maça kadar ofiste kalayım bari, hafta sonu nereye gidecektik, otelde yer ayırtmak lazım, Bülent'den e-mail gelmedi, ne oldu, unuttu mu acaba, ondan cevap gelmeden başlayamam ki, arayayım pezevengi, şu yan odadaki kızı da ne zamandır görmüyorum, daha yeni ayrılmış sevgilisinden, geçen hafta koridorda çay içerken görmüştüm, keşke o zaman konuşsaydım, şimdi kapacak birisi, biiiiiiib, aloo! buyrun, benim, vayy Serdarcım naber, görüşelim vallaha kaç ay oldu ben de çok isterim, salı olmaz çarşamba nasıl, hmmmm, o gün tenis oynayacağız, o zaman ben sana döneyim sonra, şimdi Serdarı nereye koyacağız, söz de verdik herife, haa ne düşünüyordum ben yahu, neyse, şunu okumaya devam edeyim daha 80 sayfa var, ufff, a complex economic mix of modern industry and commerce along with a traditional agriculture sector that in 2004 still...

Peki nasıl olur da bu endişeden kurtulunur. Sakin ve küçük bir sahil kasabasına yerleşmek en iyi çözüm. Ya ona imkan yoksa. Dün akşam yemekte Şamil söyledi: yavaş yürüme terapisi. Her zaman yürüdüğünüz bir yere bu sefer çok yavaş ama çok yavaş yürüyerek gidin. O kadar yavaş yürüyün ki insanlar hasta veya halsiz olduğunuzu sansınlar. Mucizevi bir şekilde yürüme hızınızla birlikte düşünceleriniz de yavaşlayacak. Hemen rahatlamayacaksınız, hatta ne kadar yavaş yürüdüğünüzü fark ettiğinizde, gideceğiniz yerin uzaklığını da bildiğinizden içiniz sıkılacak, yol hiç bitmeyecekmiş gibi gelecek. Ama yavaş yürümekte ısrar ederseniz zihniniz soğuyacak, kafanız rahatlayacak, içinize bir huzur dolacak ve artık hızla düşünmediğinizi göreceksiniz. Ben bugün yaptım ve gördüm. İlk defa olmasına rağmen çok rahatladım. Hatta bu yazıyı yazmak aklıma ağır aksak yürüyüp dinlenirken geldi. Hedeflediğim yere normalden 5 kat daha geç vardım. Sonra? Sonra koşa koşa ofise geldim ve bu hemen yazıyı yazdım :) İyi alışkanlıklar kolay kazanılmıyor. Tekrar deneyeceğim.