November 23, 2005

Cerkezler, Kutukler ya da Soba Nasil Yakilir

Efenim, bilen bilir. Bilmeyenler icin yeniden anlatayim.

Samil dostumuzun dedigine gore Cecen milleti kuzine'ye (koy evlerinde hem ocak hem de soba yerine gecen, icinde odun komur yanan metal yigin) agacin kutugunu butun olarak koyarlarmis. Kutugun uzunlugu kuzine ile evin kapisi arasindaki uzunluktan fazla oldugu icin evin kapisi kapanmaz, ev pek soguk olurmus. Misariflige gidilecekken, kapisi kapanir eve gitmek pek makbulmus.

Seker bayraminda annemin koyune gittim. Anneanneme ve dedeme, hatirladiklari kadariyla, gecmis zamanlari anlattirdim. Ve tabi sordum, Cerkezler odunu sobaya hangi formda sokarlardi?

Efedim, anneannemin anlattigina gore Cerkezler agaci sominenin bacasindan tek parca olarak olarak sokarlarmis. O yuzden kapi kapatma gibi bir dertleri yokmus.

Ama daha buyuk bir problemleri vardi herhalde: agac kutugunu bacanin yerden yuksekligi + agac kutugunun yuksekligi kadar dik olarak kaldirabilmek.

Bu durumu anlatirken bana gosterdigi ve dedemin babasinin yaptirdigi ve gecmis zamanlarda bacasindan icine kis aylari boyunca kutuk(ler) sokulmus evin catisi yaklasik 2 metreden basliyor. Cati egimli ve 1 metre kadar yukseliyor. Baca bildigimiz dikdortgen baca. Bacanin kenarinin yuksekligi 30 cm kadar . Kutuklerin boyulari hakkinda bilgim yok ama su durumda bile kutugu yerden 3.5 metre kaldirmak gerekli. Kutuk yere dik olarak kalldirilmali!!.

Nasil beceriyorlarmis bir dahaki sefere onu ogrenecegim.

Benim asil merak ettigim bu Kafkasya'da eski zamanda evler nasilmis. Nasil olmus da o kadar zaman kutugu tek parca yakarak idare etmisler. Evler benzermis de insanlar mi boyle bir seye ihtiyac duymamis. Yoksa, Kafkas milleti Turkiye'de civardan gorerek yaptiklari veya yaptirdiklari evlere kutukleri tek parca sokamayinca mi testerenin degerini anlamislar.

Sanirim hicbir zaman ogrenemeyecegim.

Nerde Benim Serotoninim

Jyväskylä (Yüvæskülæ diye okunur) sehrine geleli yaklasik iki bucuk hafta oldu.

Gozlemledigim bir sey: Finli bayanlar ne kadar nazik, guler yuzlu ve yardimsever ise Finli erkekler de o kadar ice kapanik ve asik suratli . Sokakta bana dik dik bakan bir erkege yaklasip pardon acaba bir sey sorabilir miyim demeye ceraset edemedigimden Finli erkekler yardim severligi konusunda bir yorum yapamayacagim.

Isin ozu disarda, kafede, konserde, markette, orda burda, gulen bir Finli erkege rastlamadim.


Yasadigim bir sey: Supervizorum Prof. Toiviainen Jyväskylä sehrinde kisin pek nadir gunes actigini bunun da insanlarda zaman zaman depresyona neden oldugunu anlatmisti. Su siralar burda hava gunun onemli bir bolumunde aydinlik; fakat uzun zamandir direkt gunes isigi gorulmedi. Bu sabah kalktigimda oldukca sinirliydim, kahvalti icin yumurta hasladim fakat kokusunu begenmedigim icin cope attim, apartman kapisindan cikarken onumde sapkasini giymek icin duran cocugu dovmek istedim, ucuncu katinda ofisimin yer aldigi binanin kapisi hemen acilmadi kirmak istedim. Ne zamanki ofisime girip monitorum karsisina oturdum, 15 inclik Dell flat screen gozlerimi isiga bogdu o zaman rahatladim.

Iki alinti:

1) Serotonin, Melatonin ve Insan Uzerindeki Etkileri Uzerine
http://www.truestarhealth.com/members/cm_archives13ML3P1A21.html

The first light of dawn stimulates the retina of your eye to make serotonin, which in turn activates your pineal gland, deep within your brain, to make even more serotonin.

Serotonin is ... an on switch to get you up and out into the world.

Interestingly, serotonin also gives you confidence and self-esteem...

With the decline of light at dusk, the retina of your eye begins to turn serotonin into melatonin. This in turn activates your pineal gland to do the same.

Melatonin is the off switch that begins to shut down your dayshift systems so they can be recharged and repaired.

By the age of 45, most people are making about one-half the amount of melatonin that they made at the age of 25, which explains why their social activities usually decrease proportionately.

2) Seratonin ve Erkeklerin Depresyonu Uzerine
http://www.biopsychiatry.com/male.htm

An educational programme on depressive disorders, given to general practitioners on the Swedish island of Gotland, resulted in a statistically significant reduction of the suicide rate among women, though that among men was virtually unaffected.

Further analysis showed the profile of depression among men to differ from that among women... and the syndrome [of men] ... seems to be related to central serotonin deficiency....

Acaba Finli erkeklerin asik suratli olmalari gunesi cok gormemelerinden olabilir mi? Acaba?

Re: Politika Terraneleri 1

Bu mesajla Politika Terraneleri 1 de yazadığım varsayımları ve öngörüleri gözden geçireyim. Bu konu ile ilgili sular durulduğuna göre kısmen yansız bir yorum yapma şansı doğdu.
1) 3 Ekim gecesi Abdullah Gül'ün Lüksemburg'a oldukça geç bir saatte uçmasını gerektiren belgenin adı Müzakere Çerçeve Belgesi.
2) Bu belge önemli çünkü Türkiye nin Avrupa Birliğine katılımı için yapılacak müzakerelerin kurallarını, ne zaman biteceğini, içeriğini ve yöntemini belirliyor. Turkiyenin neleri yerine getirirse uye olabilecegi anlatiliyor. Orjinal metin icin http://yeni.hurriyet.com.tr/avrupabirligi/3347651.asp.
3) Belgede Turkiye nin kirmizi cizgilerinden ozel statulu uyelik meselesi ile ilgili olan madde 2 madde. Benim burdan anladigim ozel statu konusu eger Turkiye uyelik ile ilgili sartlari yerine getiremezse ortaya cikacak. Zaten su an Turkiye Avrupa Birligine ozel bir statu ile bagli oldugu dusunulursa (Turkiye gumruk birliginin uyesi ama ekonomik, sosyal ve siyasi birligin uyesi degil) o zaman Turkiye degil de sanki Avrupa Birligi Turkiye uyelik ile ilgili sartlari yerine getiremezse birseyler yapacak anliyorum ben. Bu da Turkiyeyi en guclu baglarla Avrupa birligine baglamak olacak (artik bu ne demekse). Kibris konusunda da Turkiye Birlesmis Milletler cercevesinde bu sorunu cozmeli ve tum diger uye ulkelerle oldugu gibi Guney Kibrisla da normal iliskiler kurmali diyor (madde 6 son paragraf).
4) Uye ulkelerin Turkiye konusundaki politikalarinin farkli oldugunu varsayarsak belgenin icerigi ile ilgili olarak pazarliklar yaptiklarini da varsayabiliriz . Bunu dogrulayacak veya yanlislayacak bir gozlemim olmayacagindan bu varsayimlari surduruyorum.
5) Ortaya cikan belge (Muzakere Cerceve Belgesi) Turkiye nin kabul etmeyecegi seyleri iceriyor gibi gorunmuyor.
6) Belgenin Turkiyeye imzalatmak icin belgeyi gec gonderme taktigi uygulanacagi ongorusu bu durumda gecersiz kaliyor. Belge gercekten gec gonderildi. Normalde aylar oncesinden gonderilmesi gereken bu belge (ref. Abdullah Gulun demeci) Luksemburgdaki imza toreninden 24 saat once Turkiyenin elinde degildi. Bunun nedeni kanimca bir taktik degil, takvim sikisikligi.