October 29, 2007

bbc radio3, bbc radio4

Siz de benim gibi Aralıkta askere gideceklerdenseniz,
haber bombardımanına mazur kalmaktan kendinizi kurtaramıyorsanız,
yerli ve yabancı medyanın Turkiye ve Kuzey Irak problemini kin, intikam ve hamaset bulutlarıyla karartmasından sıkıldıysanız (malesef çoğu yabancı medyanın bu konudaki performansı bizimkileri aratmıyor),
zekaya muhtaç beyninizi biraz olsun müzik ve belagat ile dinlendirmek istiyorsanız,
http://www.bbc.co.uk/radio3/ ve http://www.bbc.co.uk/radio4/ sığınağınız olacaktır.

Hani bazı diziler, belgeseller vardır ya,
bugüne kadar keşfetmediğinize üzülür,
kaçırmış olduğunuz bölümlerin seyrettiğinizden daha da güzel olduğunu hayal eder,
geçmiş bölümleri, ya bulamazsam endişesini de akılda tutarak, ararsınız ya...

işte buldunuz...

şu an John Adams'ın 60. doğum günü şerefine verilen konseri dinliyorum.
http://www.bbc.co.uk/radio3/performanceon3/pip/rbt12/

ve mest oluyorum.

October 21, 2007

Kurtarılmış Kitabevleri

Hayal kurmayı seven biri olarak eski zamanlarda yazılmış kitapları okumak hoşuma gidiyor. 300 yıl önce yaşamış birisinin kaleme aldığı günlüğü okurken okuduğum satırların nasıl yazıldığını, yazarın o sırada neleri düşündüğünü, zihnini nelerin meşgul ettiğini, anlattığı konu hakkındaki hislerinin neler olabileceğini düşlerim. O zamanki hayatı yazarın gözünden görmeye çalışarak kendi düş dünyamda zaman yolculuğu yaparım.

Geçenlerde TRT2 de seyrettiğim bir sohbet programının etkisiyle Katip Çelebi'yi internette bir miktar araştırdım. Okuduğum bir paragraf kendisine olan ilgimi daha da arttırdı.

Okuduğum paragraf:
Son yapıtı olan Mizanü'l-Hakk fi İhtiyari'l-Ahakk'da da dönemin din bilgilerinin tartıştıkları çeşitli konular hakkında düşüncelerini açıklar. Pozitif bilimlerin gerekliliğini ve bunların ortaya koyduklarının dinsel bilgilerle çatıştığını açıklayarak söze başladığı yapıtında düşünce ve kanaat farklılıklarının insanlık tarihi kadar eski olduğunu da söyler. Bunun doğal karşılanması gerektiğini ve karşıt düşüncelere hoşgörüyle bakılmasını öğütler. Din bilginlerinin kendi aralarındaki şiddetli tartışmalarının temelsizliğini ve zararlarını vurgular. Yapıtın sonunda kendi özyaşamöyküsüne yer verir. (http://www.kultur.gov.tr)

Mizanü'l-Hakk fi İhtiyari'l-Ahakk adlı kitabın İslamda Tenkid ve Tartışma Usülü adı ile Marifet Yayınları'nın İslami Araştırmalar Dizisi içinde basıldığını ögrendim. Neticede bu kitabı bulup okumaya karar verdim. Armada'daki Remzi Kitabevi'nde uzun uzun arayıp bulamadım. Görevliye sordum kendisi Katip Çelebi değil de Evliya Çelebi olduğunu onun kitaplarının bulunduğunu bildirdi.

Aramam sırasında farkettim ki Remzi Kitabevi'nde dini yayınlar çok küçük bir alanı kaplıyor ve İslamcı diyebileceğimiz yayın evlerinin kitapları bulunmuyor.

Aynı problemi ve ilgili yorumları kendinlerine ve inançlarına fazlasiyla güvenen entellektüel muhafazakaların kaleminden okumak için bkz. Tek Yol Devrim Allah Kerim’ Kitabevi"

Hayal dünyalarında gezmeyi sevenler için bir kaç öneri:
Kutadgu Bilig (Yusuf Has Hacib) Türklere, özellikle yönetim kademesindeki Türklere, törelerinin anlatıldığı bir öğütname.

1453 Konstantinopl Kuşatma Güncesi (Nicolo Barbaro) 1453 İstanbul kuşatması sırasında İstanbul'da bulunan Venedikli bir doktorun kuşatma anıları.

Osmanlı İmparatorluğu Klasik Çağ (1300-1600) (Halil İnalcık) Osmanlı kültürü ile ilgili doyurucu bilgiler edinmek ve mükemmel bir Türkçe ile yazılmış bir eseri okumanın zevkine varmak isteyenler için. Bu arada Halil İnalcık bu eseri ilk olarak İngilizce yazmış. Bu sayede kitabı okurken Halil İnalcık'ın İngilizce'ye ne kadar hakim olduğunu da hayal edebiliriz.

İlber Ortaylı'nın bütün kitapları. Tarih konusundaki cehaletimizi ve tarihsel bilgileri nasıl yorumlamamız gerektiğini öğrenmek için.

October 20, 2007

Referandum

Yarın referandum var. "Halkı tarafsızca bilgilendirme" göreviyle gönemmiş gazetelerde ise seçimi yapacak olan seçmenleri karmaşık hukuk dilini anlamaya çalışmaktan kurtaracak tarafsız bir analiz yok.

Hukuk dilini sevenler ve gazetelere güvenmeyenler için halk oyuna sunulacak metin:
http://rega.basbakanlik.gov.tr/eskiler/2007/06/20070616-1.htm

October 07, 2007

Biz de Yaptık

Geçen gün Mine ilen ne yemek yapalım diye düşünürken aklımıza Rahminin vermiş olduğu mercimek köftesi tarifi geldi. Mine yıllarca amerikan ellerinde mercimek köftesine hasret kaldığından ve evde malzemelerin hemen hepsi mevcut olduğundan, Rahminin tarifi de yeterince ayrıntılı olduğundan tereddütsüz işe giriştik.

Açıkça söylemek gerekirse ben tek başıma bu tarifi beceremezdim. Minenin yemek yapma kültürü sayesinde işin içinden çıkabildik.

Rahmi köfteyi marulla tercih etmiş. Mine marulla çok kuru olacağını idda etti. O nedenle yanına soğanı sumakla yoğrulmuş salata yaptı.

Rahmi'nin tarifini bire bir takip ettik, lakin malzelemerden limon ile yarım bardak sıcak su arttı. Biz de limonu salataya sıktık, sıcak su ile de çay demledik.

Geçen gün sevgili Şamil ile Derya bizi evlerinde ağırlamışlar ve birbirinden güzel yemekler sunmuşlardı. Şamil's Inn yerini Derya's Inn'e bırakmış. Deryanın yapmış olduğu bisküvili pudingli pastayı ben tadamamıştım, bir takım mide ve barsak problemlerinden dolayı.

O nedenle mercimekli köftenin yanına da pudingli pasta yaptık. Ben pudingli pastayı yılışık severim. Biskuvüleri süt ile yumuşattık ve pudingi hafif sıcakken sürdük. Pastayı da şimdi taddık. Enfes olmuş. Alt okumaların üstadı Amerika ellerindeki bekar abimiz için kısa tarifi aşağıda.

Bisküvili Pudingli Pasta:
Bir paket kakaolu puding hazırlanır ve soğutulur.
Petit Bör bisküviler bir kabın tabanına dizileir.
Soğumuş pudingler bisküvilerin üzerine sıvanır.
Evet pasta çok yumuşak olsun istenirse bisküvilerin üzerine birkaç damla süt yedirilir.
Eldeki puding bitinceye kadar bir kat puding bir kat bisküvi koyulur.
Elde edilen yapı saatlerce soğumaya bırakılır.
Sonra afiyetle yinir.

Fotolar: