May 31, 2012

Anoushka Shankar

Ravi Shankar'in kızı. Babası gibi bir sitar ustası. Farklı kültürlerin tınılarını harmanlamaya çalışıyor. İyi bir müzisyen. [Yaşlılık insana neler söyletiyor. Hey gidi hiçbir şey beğenmeyen ben hey :) ]


Ben dinler miyim? Kesinlikle Hayır. Klasikler dururken yanına bile yaklaşmam. [Huyum kurusun.]

7 comments:

Nesij said...

Yaşlılık...

Bakalım şu sana neler hatırlatacak?

Nart Bedin Atalay said...

Her zaman orijinal halini tercih ederim.

Nart Bedin Atalay said...

Bir de su vardi degil mi?

Nesij said...

Ama madem "orijinal de orijinal" diye tutturdun, Bilinmeyen Ülke'nin de orijinali aslında şu değil midir?

Öte yandan, ben de Sabah Türküsü'nün Hakan Yılmaz solistliğinde icra edilen 'orijinal' stüdyo kaydını çok severim. Arabada/evde bağıra bağıra eşlik ettiğim ve rüyamda, gerçekte dinlediğimden çok daha berrak bir ses ortamında dinlediğim (full stereo, surround sound, artık ne dersen) çok olmuştur! Emin İgüs'ünkünü hiç dinlememiştim. Dün güzel bir youtube rastlantısı sayesinde buldum Çekirdek Sanatevi kayıtlarını ve belki daha da 'otantik' ve nostaljik olur diyerek verdim linki.

Yok aslında birbirimizden farkımız. (Ve bu ne güzel.)

Nesij said...
This comment has been removed by the author.
Nesij said...

Ümitköy'e (ve sanırım Ankara'ya) taşındığınız günlerde, sizin evde bunun akortlarını birlikte çıkarmaya çalıştığımızı (senin yazıp elime verdiğini, benim de anlamaya çalıştığımı) ve hayatımda ilk kez elime gitar aldığım günlerde epeyce bir süre bunu çalmaya uğraştığımı çok net hatırlıyorum.

Ayrılış'tan sonra akortlarını çalmaya kastığım ikinci Ezginin Günlüğü şaheseri olan Gece İçinde de şurada...

Nart Bedin Atalay said...

Ne güzel şarkılar.

Yorumlarını okuduktan sonra gitar çalıp bu parçaları söylemek istedim. Cuma akşamı bir arkadaş gelmişti eve gitarıyla. Ama yanında hiç Ezginin Günlüğü'nden akor yoktu.

Bu parçaların akorlarını güzelce düzenleyip bir kenara koymanın vakti gelmiş. Gerektiğinde çalınıp söylensin. Mutlu olunsun.